Sayfa 2

1976’dan 1994 yılına kadar Avusturya’da çalıştım ve tekrar ülkeme geri döndüm. 18 yıl hem çalıştım hem de o ülkeler nasıl süper ülke olduklarını inceledim. Sonuç olarak o ülkeleri süper ülke yapan tek neden icatlar olduğunu gördüm. Aynı zaman da o ülkede çalıştığım tüm iş yerlerinde çok iyi bir mucit olduğum söylendi. Ben icat’ın ne olduğunu bilmiyordum o ülkede Arge, Buluş, Patent markalaşma nasıl olacağını öğrendim. Bizleri o ülkelere muhtaç eden o ülkelerin icatları olduğunu öğrendim. Eğer bir ülkeyi kalkındıran yükselten şey icatlarsa ben bunun en iyi ustasıyım dedim. Ben bizleri Avrupa kapılarına muhtaç eden atalarımdan hatta ülkemden utanç duydum. Hiç olmazsa benim torunlarım benden ve ülkesinden utanç duymasın dedim. 1994’ün 4’üncü ayında Türkiye’ye geldim.

Tüm teknoloji kurumları ile görüştüm, ben bir Mucit’im dedim benden ne istiyorsanız size o konuda icat yaparım dedim. Beni tanımadıkları için bu adam delimidir nedir diye kuşku ile baktılar. Bu sebepten dolayı kendimi ispatlamam için bir şeyler yapmam gerekiyordu. İlk aklıma gelen biberon tutacağı oldu. İstanbul da yeni bir Mafsal sistemi yaptım, çünkü var olan Mafsal sistemleri bir başka ülkelere aitti. Benim Mafsal sistemim var olanlardan üstün olması lazım ki yeni alet kapsamına girsin. İstanbul, Bayrampaşa sanayisinde planladığım Mafsal sistemini gerçekleştirdim. Dünya da olmayan bir Mafsal sistemi çıkarttım. Mafsal sistemim 200 derece her tarafa hareket etme şansı bulunmaktadır.

Ben sadece biberon tutacağı için yapmıştım, ancak arabalarda da kullanılır, cansız mankenlerin tüm eklem yerlerine monte edildiği zaman her türlü pozisyona göre ayarlanabilme imkânı meydan gelmektedir. Bu da moda sektörü için aranan bir konudur. Benim Mafsal sistemim istediğim güce göre ayarlanma özelliği taşıdığı için istediğiniz ayara göre gevşetebilir veya sıkıştırabilmektedir. Bu sebepten vasıtalarda sıksık Mafsal değiştirme mecburiyeti olmaz. Benim Mafsalım aşındığı zaman değiştirme yerine ayar cıvata’nızla yeni gibi olmaktadır. Biliyorsunuz mafsallar aşındığı zaman vurdurma yaptığı için kesilme, kopma yapmakta ve büyük kazalara sebep olmaktadır.


Bunun sebebi genellikle o insanın ekonomik gücüyle ilgilidir, şayet ayarlı olsa kendi bile değiştirme yerine sadece anahtar ile ayarlayabilmektedir. Benim Mafsalım masa üstü lamba tutacağı gibi birçok alanda ihtiyaçları giderebilmektedir. Patenti de bana aittir, ne yazık ki üretici kabiliyetim olmadığı için patenti olsa da kıymeti yoktur. Bu ülkede icatlara değer verecek iş adamları olmadığı için yani ülkemizin icatlarını dünya pazarına çıkarmayı düşünen iş adamı yoktur. Türk iş adamları sadece Türk milletinin cebindeki parayı çıkarmaya yönelik iş yapmaktadırlar. Bu gerçek Türkiye’nin en büyük sorunudur.

Sayfa 2

1976’dan 1984 yılına kadar Avusturya’da çalıştım ve tekrar ülkeme geri döndüm. 18 yıl hem çalıştım hem de o ülkeler nasıl süper ülke olduklarını inceledim. Sonuç olarak o ülkeleri süper ülke yapan tek neden icatlar olduğunu gördüm. Aynı zaman da o ülkede çalıştığım tüm iş yerlerinde çok iyi bir mucit olduğum söylendi. Ben icat’ın ne olduğunu bilmiyordum o ülkede Arge, Buluş, Patent markalaşma nasıl olacağını öğrendim. Bizleri o ülkelere muhtaç eden o ülkelerin icatları olduğunu öğrendim. Eğer bir ülkeyi kalkındıran yükselten şey icatlarsa ben bunun en iyi ustasıyım dedim. Ben bizleri Avrupa kapılarına muhtaç eden atalarımdan hatta ülkemden utanç duydum. Hiç olmazsa benim torunlarım benden ve ülkesinden utanç duymasın dedim. 1994’ün 4’üncü ayında Türkiye’ye geldim.

Tüm teknoloji kurumları ile görüştüm, ben bir Mucit’im dedim benden ne istiyorsanız size o konuda icat yaparım dedim. Beni tanımadıkları için bu adam delimidir nedir diye kuşku ile baktılar. Bu sebepten dolayı kendimi ispatlamam için bir şeyler yapmam gerekiyordu. İlk aklıma gelen biberon tutacağı oldu. İstanbul da yeni bir Mafsal sistemi yaptım, çünkü var olan Mafsal sistemleri bir başka ülkelere aitti. Benim Mafsal sistemim var olanlardan üstün olması lazım ki yeni alet kapsamına girsin. İstanbul, Bayrampaşa sanayisinde planladığım Mafsal sistemini gerçekleştirdim. Dünya da olmayan bir Mafsal sistemi çıkarttım. Mafsal sistemim 200 derece her tarafa hareket etme şansı bulunmaktadır.

Ben sadece biberon tutacağı için yapmıştım, ancak arabalarda da kullanılır, cansız mankenlerin tüm eklem yerlerine monte edildiği zaman her türlü pozisyona göre ayarlanabilme imkânı meydan gelmektedir. Bu da moda sektörü için aranan bir konudur. Benim Mafsal sistemim istediğim güce göre ayarlanma özelliği taşıdığı için istediğiniz ayara göre gevşetebilir veya sıkıştırabilmektedir. Bu sebepten vasıtalarda sıksık Mafsal değiştirme mecburiyeti olmaz. Benim Mafsalım aşındığı zaman değiştirme yerine ayar cıvata’nızla yeni gibi olmaktadır. Biliyorsunuz mafsallar aşındığı zaman vurdurma yaptığı için kesilme, kopma yapmakta ve büyük kazalara sebep olmaktadır.


Bunun sebebi genellikle o insanın ekonomik gücüyle ilgilidir, şayet ayarlı olsa kendi bile değiştirme yerine sadece anahtar ile ayarlayabilmektedir. Benim Mafsalım masa üstü lamba tutacağı gibi birçok alanda ihtiyaçları giderebilmektedir. Patenti de bana aittir, ne yazık ki üretici kabiliyetim olmadığı için patenti olsa da kıymeti yoktur. Bu ülkede icatlara değer verecek iş adamları olmadığı için yani ülkemizin icatlarını dünya pazarına çıkarmayı düşünen iş adamı yoktur. Türk iş adamları sadece Türk milletinin cebindeki parayı çıkarmaya yönelik iş yapmaktadırlar. Bu gerçek Türkiye’nin en büyük sorunudur.

İçerik