Dünyayı Döndüren Güç

Dünyada güç vermeden güç alamazsınız. Mutlaka bir güç vereceksiniz ki güç alasınız. Ben mıknatısların çekim ve itme güçlerinin araştırmasına girdim. Dünyada yapılan birçok çalışmaları dinledim ve kendimde birçok denemeler yaptım. Maalesef güç vermeden güç alınmadığına şahit oldum. Peki, dünyamızı döndüren gücün çekim gücü olabileceğinin var sayılmasının sebebi nedir? Çünkü dönme sebebinin bulunamamasıdır. Ben uzun yıllardır bunu düşünüyordum, Marmara depreminin yarattığı korku ile depremin zamanını bulma işim dünyayı döndüren gücünde ısı olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Yani güneş ısısının yapmış olduğu buharlaşma güneşin vurduğu bölgenin hafiflemesine sebep olmaktadır. Karanlık bölgede buharın yere inmesinin yarattığı ağırlık dünyanın dönmesini sağlamaktadır. Dünyanın güneş alan bölgelerinin hafiflemesi karanlık bölgeye inen çiğse sayesinde ağırlaşması dünyanın ağırlık dengesini bozmaktadır. Bu sebepten dolayı dünya dönmektedir. Ben bu dönmeyi ispatlamam için bir deney yaptım. Çamaşır makinesinin davlumbazını söktüm, sağından solundan merkezledim ve üzerine halı döşedim ve her yerini cam ile kapattım.

Üç adet elektrik ampulü bu davlumbazın dışına monte ettim. Davlumbazın yarıçapına ısı yapması için üç ampulü yaktım. Daha önce cam fıskiyesi ile halıyı hafif şekilde ıslattım ve bekledim. Önce ampulün ısıttığı yer birden yukarı çıktı, üç saat gözlemledim ve milimetrik bir şekilde dönmeye başladı. Hemen dönen davlumbazın üzerine saat oku gibi bir ok yaptım. Sabit olan camekânın dışına aynen saatlerde olan on iki saati gösteren bir şekil yaptım. Üç gün ampullerin uzaklığını dönüşe göre ayarladım ve kırk sekiz saat kendi kendine dönmesini izledim. Kırk sekiz saat çalışması sonucunda sadece yirmi bir dakika geç kalmıştı. Bu yirmi bir dakika geç kalmasının nedeni buharlaşma esnasında buharın dışarıya sızmasından olduğunu tahmin ediyordum.

 İşte dünyayı döndüren gücün güneş ısısı olduğunu siyah ile beyaz kadar ispatlamış oldum. Dört mevsimin de bu sebepten meydana geldiği de net olarak ortaya çıkmıştır. Güneş yaz mevsiminde aşırı sıcak olur, bu nedenle buharlaşma güneşe karşı gerçekleştiği için güneşten uzaklaşma başlar ve buharlaşmanın ittirme gücü kışın durur. Bu defa karanlık kalan kısımdaki çiğse ittirmesi başlar.

Bu ittirme yazın ortalarına kadar devam eder, dünyamızın güneşe yaklaşıp uzaklaşmasından dolayı mevsimler oluşur. Bir topun iki insan arasında gidip gelmesi gibi yani biri güneş biri de çiğsedir. Ben iki bin yılının yedinci ayından günümüze kadar ayda nem vardır diyordum. Ancak Ay ayda bir defa döndüğü için aydaki nem oranı dünyamızın otuzda biri kadardır. Nem olmayan bir yerde cisim dönemez, nerde nem var ise orada dönme olur. İşte olayın sırrı güneş buharlaşma ve çiğsedir.

Atmosferde milyarlarca yıldız görünmektedir. Bu yıldızlardan hangisi değişim yapıyorsa o yıldız da nem vardır. Şayet yaşadığımız dünyamız gibi yirmi dört saatte bir tur dönüyor ise veya iki tur veya yarım tur gibi dönüyorsa o yıldız da yaşam var demektir. Yaşam olan yıldızı bulunduğumuz yerden tespit edebiliriz. Direk o yıldıza gidilir, bu yeni bilimin en önemli kazancıdır.